Çocuğunuzu Okula Gönderirken Ona “güle güle” demeyin!

Anne-babaların, çocukları okula başladığında yaşadığı sıkıntıları bilirsiniz. Ancak anne-babaların kendi sıkıntılarını bir kenara bırakıp, bu dönemde çocuklarını anlamaya çalışmaları, güvende olduklarını hissettirmeleri, özgüvenlerini geliştirmede yardımcı olmaları gerekiyor. Bu sayede çocukları daha mutlu bir okul hayatına hazırlık yapıyor ve doğal olarak da ebeveynler de sıkıntılarından kurtuluyor. Anaokulu dönemi, hem çocuklar hem de anne-babalar için bir hazırlık süreci niteliğinde.

okula-hazirlik-2Bu süreçte kendine güvenen, sosyal becerileri gelişmiş, kendi sorumluluklarının farkında olan bir birey yetiştirmenin ilk adımı atılıyor diyebiliriz.

Uzman Psikolog Peren Türk, Sözcü Hayat okurları için anaokulunun önemine, anne-babaların nasıl davranması gerektiğine dair açıklamalarda bulundu ve okula yollarken söylediğiniz şeylerin bile onlar için çok önemli olduğunu belirtti.

Sevgili anne ve babalar, çocuğunuz yaşamının ilk gerçek sosyal deneyimi ile karşı karşıya geldiği bir sürecin içine giriyor. Öncelikle, okula hazırlığın okula başlamadan haftalar önce başlayan bir hazırlık olmadığının altını çizmemiz gerekir. Okula hazırlık, çocuğun okul araç ve gereçlerini temin etmekten, onun için iyi bir okul seçmekten çok daha kapsamlı ve derin anlamlar ifade etmektedir. Anaokuluna başlayan çocuğunuz o “minik adımlarını” özen gösterildiği ve ilgi odağı olduğu bir ortamdan uzaklaşıp sevgiyi, ilgiyi paylaştığı, topluluk halinde hareket ettiği, kurallara alıştığı, beklemeyi, sabretmeyi, isteklerini ertelemeyi öğrendiği ve tüm ihtiyaçlarını karşılaması için desteklendiği bir ortama atıyor.

okula-hazirlik-1Anaokulu çocuğunuza neler kazandırır?

Anaokulu çocuğunuza yeni bilgiler kazandırmanın yanı sıra çocuğunuzun potansiyelini ortaya çıkarmasına, var olan yeteneklerinin serpilip gelişmesine olanak sağlar. Çocuğunuz, anaokulunda doğasına uygun olarak yapılandırılmış bir ortamda oyunlar oynayarak, yaşıtları ile iletişim kurarak, paylaşma ve işbirliği duygularını geliştirerek, sosyal değerleri öğrenerek yaşama hazırlanmaya başlar. Ayrıca kişisel hak ve özgürlüklerini korumasını öğrenirken, başkalarının hak ve özgürlüklerini zedelememeyi ve onların haklarına da saygı göstermeyi öğrenir. Öteki ile sınırlarını ayırt etmeye başlayan çocuğunuz böylece kendi kişisel sınırlarını fark edecek, benlik algısına ve kişilik gelişimine bağlı olarak kendisine karşı olumlu tutumlar geliştirecektir.

“Oyun merkezli sınıf” ortamlarında kum ve su havuzu, tırmanma platformları, bilim ve sanat köşeleri, inşa oyunları ve drama köşeleri vb. aktivite alanlarında seçme ve tercih etme şansına sahip olan çocuğunuz;

  • Neyi nasıl yapacağına ilişkin kararlar alma fırsatı bulacak, Kendi seçtiği amaç ve görevleri özgürce tanımlayacak,
  • Sorumlulukları ile ilgili bilinci artacak, yeteneklerini geliştirme olanağı bulacak
  • Yaşıtları ve öğretmenleri ile işbirliği içinde ortak kararlar alabilecek ve planlamalar yapabilecek
  • Duygu ve düşüncelerini özgürce ve uygun ifade etmeyi öğrenecek
  • Yapılandırılmış ve kurallı oyunları da oynamayı öğrenme fırsatı elde edebilecektir.

okula-hazirlik-1Çocuğunuz okula başlarken neler yapabilirsiniz?

Öncelikle, evde kural ve sınır öğretilen, sabretmeyi ve isteklerini ertelemeyi öğrenen, anne ile karşılıklı bağımlılık ilişkisi yerine bağımsızlık ve özerkliğin ön planda olduğu karşılıklı bir ilişkiyi kurup sürdürebilen çocuklar anaokuluna başlamak konusunda pek bir uyum problemi yaşamayacaktır.

Bu durumun aksine, uyum sorunu yaşayan çocuklar genellikle okula gitmek istemediklerini ifade ederler. Uykuya geçecekleri saatlerde sıklıkla okula gitmeme pazarlığı yapma, sabah yataktan kalkmakta zorlanma, ağır bir şekilde ve zorluk çıkartarak hazırlanma gibi sizler için yorucu durumlara gebedir. Okul saati yaklaştıkça bu çocuklarda karın ağrısı, mide bulantısı gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Ayrıca ağlama, hırçınlık, öfke nöbetleri, hatta kaygı arttıkça kusma ve alt ıslatma bile görülebilir. Okul saati geçtikten sonra bu belirtiler genellikle kendiliğinden kaybolur. Bu durum özellikle aşırı koruyucu ebeveyn tarafından bağımlı yetiştirilen çocuklarda görülür. Anne çocuğunu fazlasıyla koruyup kollayınca çocuk bu duruma doğal bir tepki vererek, anneden ayrı bir ortamda kendisini korunmasız, savunmasız hisseder ve yalnız kalmak istemez.

Çocuğunuzun anaokuluna yeni başladığı dönemde okulu ile ilgili fazla soru sormak, fazla duyarlı davranmak, okulunu sürekli övmek, ne yediğiyle fazla ilgilenmek, sık sık okuluna gidip bakmak çocuğunuzun uyum sürecini bozabilmektedir.Çocuğunuz ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi çocuğunuz yanınızda değilken okul yetkilisinden almanız daha yerinde ve uygun olacaktır.

Çocuklarımızın yeni ortamlara uyum yeteneği çok yüksektir. Ancak onların bu uyum yeteneğinin sizler tarafından desteklenmesi gerekir. Çocuğunuzun önemli bir adım atmakta olduğunu kabul etmeniz ve onu desteklemeniz önemli olmakla birlikte, farkında olarak veya olmayarak, bu değişiklik konusunun üzerinde çok fazla durmanız, yaşayacağı değişikliği çok fazla vurgulamanız çocuğunuzun kaygısını artırabilir. Çocuğun anaokuluna rahat bir şekilde uyum sağlaması ve burada mutlu olması için öncelikle siz anne-babaların bu konuda kararlı, rahat ve güven verici davranması çok önemlidir. Çocuğu anaokuluna gönderme kararı konusunda ne kadar sakin ve kendinizden emin davranırsanız, çocuğunuz da kendini o kadar güvende hissedecektir. Sizlerin en ufak bir güvensizlik ya da tereddüt göstermesi ise çocuğunuzun güvensizlik hissini ve kaygısını arttırabilir.

guvenBu açıklamalar kapsamında, anne-babanın çocuğun anaokuluna başlamasıyla birlikte yapması gerekenler aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

✓Başlayacağı anaokulunu tanıtın, anaokulu hakkında size sorduğu, merak ettiği tüm konular hakkında bilgilendirip çocuğunuzun merakını giderin.

✓Anaokuluna hazırlığı, organizasyonu birlikte planlayın. Örneğin birlikte okul alışverişine çıkın. Anaokulu için özel bir alışveriş günü düzenleyin. Bu duruma hazırlandığını tecrübe etmesi onun uyumu kolaylaştırabilir.

✓Okula başlayacağı gün evden bir oyuncağını, kitabını veya kendisi için önemli olan bir eşyasını almasına izin verin.

✓Çocuğunuz servisle alınacak ise “güle güle” demek yerine “sonra görüşürüz, seni ben/baban/ablan vb. karşılayacak”demeyi tercih edin.

✓Anaokuluna siz götürüyorsanız, ondan ayrılışınızı uzatmayın. Seni şu vakitte almaya geleceğim diyerek belirli bir zaman dilimini belirtin.

✓Çocuğunuza başardığı olayları hatırlatın. Kendine güvenini sağlayın.

✓Eğer çocuğunuz o gün anaokuluna gitmediyse, gitmediği günü kutlarcasına geçirmeyin. Eğlenceli bir ortam yaratmayın.

✓Kendiniz rahat ve huzurlu olun. Siz endişe yaşadığınızı belli ederseniz, çocuğunuz okulda kalma konusunda tedirginlik hissedecektir. Ancak siz kendinizden emin bir tavırla, net ve samimi olursanız bu durum çocuğunuzun güven duygusunu arttıracak ve sizden de huzurlu ve rahat bir şekilde ayrılacaktır.

Çocuklar dinamik varlıklardır. Yaşamın en hızlı gelişimi ve değişimi okul öncesi yıllarda yaşanır. Çocukların bu dinamikliğe uyum sağlaması, onun temel yaşamsal becerileriyle yakından ilişkilidir. Sağlam duygusal temeller üzerine kurulan kişilikteki çocuklar, yaşamın bu yeni deneyimiyle baş etmeye hazırlanmış demektir.

kaynak:http://hayat.sozcu.com.tr/okula-hazirlik-14313/

Bu yazı 386 kişi tarafından ilgi ve alaka ile takip edildi, tekrar bekleriz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>