Güzelliğin Anahtarı Kanınızda Saklı

PRP beyni kandırıyor. Estetik yaptırırken kalıcı olan uygulamalarla kalıcı olmaya uygulamaları iyi bilmek gerekiyor. Bu kararı verirken de sadece estetik yaptırmak istediğimiz bölgeyi iyileştirmek değil bütünlükte bir güzellik yakalamak çok önemli. Dolgu yaptırırken kendi kanınızdan ya da yağ dokunuzdan elde edilen bir malzeme kullanılması büyük avantaj. Bu işlem kalıcı olmasa da hem olası bir alerjik bir reaksiyon riski olmuyor hem de iyi ellerde yapıldığında yüz şeklinize uymayan şişirilmiş dudaklar yerine estetik açıdan, mimiklerinize ve yüz tipinize uygun dolgun dudaklara sahip olabiliyorsunuz.

PRP beyni kandırıyorDolgu uygulamaları nelerdir, nasıl yapılmalıdır, nerelerde etkili olur…gibi sorularımızı Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı, Dr. Hakan Gündoğan, Sözcü HAYAT okuyucuları için yanıtladı.

Başlıksız-1

Dolguları şöyle ayırıyoruz:
Kendi vücudumuzdan elde ettiğimiz dolgular
Laboratuar ortamında üretilmiş dolgular

Kendi vücudumuzdan elde ettiğimiz 2 tip dolgu vardır. Bunlardan birinde hastaların yağ dokusu alınır ve özel bir işlemden geçirilir. Böylece elimizde enjekte edilmek üzere bir yağ dokusu olmuş olur. Bu dolgu elmacık kemikleri, dudaklar başta olmak üzere aslında yüzün her yerinde kullanılabilir. Ya da benzer şekilde popo dikleştirmede de kullanılır. Bu uygulamada popo çevresini liposuction ile şekillendirip poponun üst kısmına yağ enjeksiyonu yapıyoruz. Bu yağ enjeksiyonu ile yapılan dolgunun avantajı kendi dokumuz olduğu için hiçbir şekilde bir reaksiyon ihtimali kesinlikle olmamasıdır. Ayrıca bu dolguyu istediğimiz kadar da elde edip enjekte edebiliyoruz. Dezavantajı ise sonuçta küçük de olsa, yağ dokusunu elde etmek için ameliyat gerektiren bir uygulama olmasıdır. Bir de verilen yağ dokusunu enjekte edilen yerde kanlanması gerekiyor uygulamanın tutması için. Genelde verilen yağ dokusunun bir kısmı vücut tarafından emildiği için uygulamada ancak bir kısmı etki edebiliyor. Dolayısıyla bu işlemi birkaç sefer tekrar etmek gerekebiliyor. Ama hasta başka bir nedenle ameliyat olacaksa o sırada da bu dolgu işlemi yapılabiliyor. Yağ hücresinin ve dokusunun, nerede ne kadar tutacağını tam olarak kestirememekle birlikte hareketin az olduğu yerlerde tutma olasılığı daha yüksektir. Örneğin elmacık kemiğine yağ hücresi enjekte ettiğimizde bunun %60 civarı kaldığını biliyoruz. Bu dolgu işleminde enjekte edilen yağ hücrelerinden tutak kısmı diğer yağ dokuları ile birlikte kalır ve yaşlanana kadar da bizim yağ hücremiz olur artık. Tabii ki yaşlanma sürecini durdurmuyor ama o artık bizim hücremiz olduğu için kalıcılığı %60’dır.

yuz-estet,g,Elde ettiğimiz bir başka dolgu uygulaması da PRP’dir. PRP protein açısından zengin plazma demektir ve kişinin kanının bir işlemden geçirilerek elde edilir. Bu malzeme de dolgu amacıyla kullanılır. PRP’nin tek dezavantajı çok çabuk erimesidir. Yani en fazla 3 ay içerisinde tamamen vücut tarafından emilmiş olur. Avantajı ise özellikle PRP yapılırken hastalar, acaba kalıcı dolgu yaptırırsam nasıl olur gibi bir şüphe yaşadığında bu dolguyu yaptırıp sonucunu görmüş oluyor. Dolayısıyla sonuç hastanın hoşuna giderse dolgu malzemelerini teorik olarak görmüş olur daha sonra da onlara devam edebiliyor.

Diğer dolgu malzemeleri de en sık kullanılan laboratuar ortamında üretilmiş olan dolgu malzemeleridir. Bunları de 2 ye ayırabiliriz;
Kalıcı dolgu malzemeleri
Geçici dolgu malzemeleri

Kalıcı dolgu uygulamaları riskli

Kalıcı dolgu malzemeleri dendiğinde ilk aklımıza gelen sıvı dolgular ya da benzer şekilde elde edilmiş malzemeler vardır. Ben kendi adıma bu malzemelerin kullanılmasını 2 sebepten dolayı önermiyorum. İlk olarak eğer hasta sonuçtan mutsuz olursa, bu dolgu vücut tarafından emilmediği için geri dönüşü olmayan bir uygulamadır ve bu dolgunun çıkartılması için hasta tekrar ameliyat olmak zorunda kalır.

İkinci olarak da kalıcı dolgu malzemelerinin ileriki dönemlerde vücutta yapabileceği reaksiyonları söz konusu olabilir. Dolayısı ile hastanın sonuçtan mutlu olması garanti olmadığından kalıcı dolgu malzemesi genellikle önerilmemektedir.

Bunların haricinde bir de geçici dolgular vardır. Bu dolgular vücudun zaten kendisinde mevcut olan bir çeşit şekerden, laboratuar ortamında elde edilmiş dolgulardır. Estetikte en sık bu dolgular kullanılır. Enjekte edildiği yerde bir hacim kazandırdığı için en temel anlamıyla çöküklük ya da kırışıklık olan yerlerde kullanıldığında orada bir hacim dolayısıyla etkilerini gösterirler. En çok kullanıldığı yerler ise özellikle gülme çizgileri, dudaklar (kalınlaştırmak için), çene ucu, elmacık kemikleri, kaş altındaki doku (belirginleştirilmesi içi), alın (bombe var ise alınması için)… gibi geniş spektrumda kullanılan dolgulardır.

prp-dpşguBu dolguların özelliği nedir?

Kullandığımız dolguların hemen hepsi artık lokal anestezi denilen madde ile karışık olduğu için dudak enjeksiyonunda bile herhangi bir uyuşturucu ya da anestezi yapmaya gerekmez ve bu anlamda uygulama kolaylığı vardır. Ayrıca kullanılan malzeme, kullanılacak yere bağlı olarak ortalama 8-12 ay kadar kalabilmektedir. Dolayısı ile en ufak bir mutsuzluk ya da beklentinin karşılanmaması durumunda hasta, dolgu etkisini yitirdiği anda eski haline dönüyor. Böylece de ömür boyu sürecek bir pişmanlık yaşamamış olur.

Tekrar PRP’ye gelirsek…

PRP dediğimiz şeyin mantığı şudur; örneğin elinizde bir yara oluştuğunda buradan bir takım sinyaller direk beyne gönderilir. Beyin de orada bir yaralanma olduğunu anlayıp kan vasıtasıyla iyileşme hücreleri gönderir. PRP yönteminde de hastadan az bir miktarda kan alınır. Daha sonra alınan kan, içindeki iyileşme hücrelerini filtre edebilecek bir sistemden geçirilir. Sonunda elimizde vücudun doğal iyileşme hücrelerinden zengin bir sıvı elde edilir. PRP uygulamasında işte bu sıvı, vücudun istenilen bölgesine enjekte edilir. PRP’nin en çok uyguladığı alan yüzdür.

Bu sıvı enjekte edildiğinde iki tane sonucu oluyor:
1-Deri normalde 21 günde bir kendini yeniler. PRP’de hücre iyileşmesinden zengin olan bu kan hücreleri uygulandığı deride bu yenilemeyi hızlandırır. Bunu hızlandırdığı için, hafif güneş yanığı olduğumuzdaki gibi cildi alttan beslediğinden cilt güzelleşir ve daha canlı daha bir hale gelmesini sağlar.

2- Bu uygulamada bir nevi beyni yanıltmış oluruz. Uygulandığı yerde iyileşme hücreleri çok olduğundan beyin orda sanki hasarlı bir oluşum varmış gibi komut verir ve o bölgeye yeni hücreler salgılatır. Dolayısıyla çift etki ile normalde hasar olmayan bölgede sanki hasar varmış gibi vücut hareket edip onu onarmaya çalışır. Dolayısıyla PRP’nin etkisi de bir nevi derinin ve deri altının derinin üst tarafından değil tam tersi alttan beslenmesidir.

dis-prpPRP’yi ilk olarak diş hekimleri kullandı. Hemen hemen bütün estetik uygulamalarda olduğu gibi bunun da çıkış noktası estetik olmayan müdahalalerden bulunmuştur. PRP’nin ilk uygulamasını yapanlar diş hekimleridir. Özellikle yaşlılarda implantların tutma ihtimali az olan yerlerde PRP kullanıldığında yani hücre yenilenmesi artırıldığında implantların daha yüksek oranda tuttuğu görülmüştür. Ayrıca diş hekimlerinden sonra ortopedistler de diz eklemi içine bu uygulamayı yapmaya başlamışlardır.

Daha sonra da bunun estetikte kullanımı ile ilgili çalışmalar başlatılmıştır. Dolayısıyla tamamen kendi kanımızdan yapılmış olduğu için hiçbir alerjik reaksiyona sebep olmaması nedeni ile birçok alanda kullanılmıştır. Ayrıca diğer bir avantajı da PRP’nin enjeksiyondan sonra 1 -3 hafta içinde hemen etkisini göstermesidir.

PRP hangi durumlarda kullanılmamalıdır?

PRP’nin hücre onarımı konusunda bir etkisi olduğu için örneğin kırmızı damar hücrelerinin fazla olduğu yüzlerde problemin daha kötüye gitmesine sebep olabilmektedir. Hasta seçimi bu konuda çok önemli. Memeye yağ enjeksiyonu gibi durumlarda da PRP yönteminin kullanılması, belki de mevcut bir kanserin kanlanmasını artıracağı için dikkatli olunması gerekmektedir.

Öte yandan PRP’nin her derde devaymış gibi sunulmasına da karşıyız. İddia edildiği gibi leke tedavisinde, akne-sivilce tedavisinde, siglera derma gibi başka tip deri problemlerinin giderilmesinde PRP yardımcı olmadığı gibi bazı durumlarda da kötüye gitmesine bile sebep olabilir.

prp-dolguPRP pahalı bir uygulamamıdır?
Pahalılığı mutlaka görecelidir. Ama tek dezavantajı bu konuda şudur; 1 sene içinde en az 5 kürlük bir uygulamayı şart koşar. Benim önerim ilk uygulamada, 3 ay boyunca her ay bir seans, sonra 6. ay bir seans ve 12. ayda bir seans uygulanması şeklindedir. Çünkü bir nevi apartman çıkmak gibidir bu uygulama ve ilk kürler çok önemlidir. Birinci seneden sonra ise senede bir ya da iki defa uygulamak yeterlidir. PRP konusunda hastaların memnuniyetinin çok fazla olduğunu da eklemek istiyorum. Hastalar ilk seansta bile fark edebiliyor bunu.

PRP’nin hücre yenilenmesi anlamında etkisi yine botoks gibidir. Yaşlandıkça hücre yenilenmesi yavaşaladığı için ileri yaşlarda değil erken yaşlarda uygulandığında etkisi çok daha iyi olur.

Bir uygulamayı ucuza getirmenin bir tek yolu vardır; kaliteyi düşürmek. Her PRP uygulaması aynı değildir ve PRP kitleri de değişik fiyat aralığında sunuluyor. Ne yazık ki Türkiye’de PRP uygulamaları çok ucuza yapılıyor. Nedeni de ucuz malzeme kullanımı ve uygulama yapan yerlerin yaptığı yatırımın ucuz olmasıdır. PRP’de bir santrifüj işleminden geçiyor kullandığınız kap. Basit bir santrifüj ile bu işlem yapıldığında elde edilen PRP’nin içinde yüksek miktardaki lökosit dediğimiz beyaz hücre ayrılamadığı için kalmaktadır. Dolayısıyla o beyaz hücrede verilen PRP ile enjekte yapıldığında bizim verdiğimiz hücrelerle yarıştığı için bu beyaz küreler özellikle oksijen çalma anlamında etkinliği azalır. PRP’nin kalitesini, kullanılan kit ve ona özel santifüj belirliyor.

Prpnin kalitesini anlamak için enjeksiyonun ne kadar ağrılı olup olmadığına bakın. Bazı hastalar o ağrı yüzünden vazgeçmek ister. Ancak o iğneden dolayı değil o içinde verilen lökositten dolayıdır ki lökosit zaten ağrı yapar. Yani lökosit yapılan işlemde ne kadar iyi ayrılırsa o kadar etki eder ve dolayısıyla da o kadar ağrı yapar.

kremBu uygulamanın krem formunda olanları hakkında ne diyeceksiniz?

Yasal olarak bir şeyin krem olarak satılması için derinin sadece üst katmanına hitap ediliyor olması gerekiyor. Zaten derinin alt katmanına geçen bir ilaç teorik olarak krem adı altında satılamaz. Krem gibi ürünlerin hepsi derinin en üst kısmında işe yarayan uygulamalardır. Demek istediğim bu kremler yararsızdır değillerdir, sonuçta derinin üst katmanı da nemlenme anlamında uygulamalara ihtiyacı var. Zaten PRP gibi uygulamaları yaptıktan sonra da biz cilt bakımına ihtiyacınız yok gibi bir şey söylemiyoruz. Kremle nemlendirme, güneşten koruma gibi uygulamalara hastalar devam etmeli PRP yapılsa da. Ama bu uygulamalar ancak enjeksiyonla deri altı seviyesine yapıldığı için teorik olarak krem yoluyla uygulanmasıyla aynı sonucun alınmasına şu an ki teknolojilerle imkan yoktur.

Ne zaman yapılmalı?
Yaş aralığı da botoksla benzerdir. Bu gibi işlemler yaşlılığın etkisi oturmadan, sarkma, kırışıklıkların derinleşmesi, hücre yenilemesinde yavaşlama gibi etkiler oturmadan başlandığında hastaları mutlu eder ve ileriki yaşlara da yatırım yapan uygulamalardır.
Bu işlemler tabii ki yaşlanma saatini durdurmaz ama hiç olmazsa zamanla olan yaşlılık etkilerini yavaşlatır diyebiliriz.

 

 

kaynak:http://hayat.sozcu.com.tr/prp-nedir-13708/

Bu yazı 385 kişi tarafından ilgi ve alaka ile takip edildi, tekrar bekleriz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>