Mükemmel iç çamaşırı gardırobunda neler olmalı

Herkesin gardırobunda yer alması gereken olmazsa olmaz parçalar… Mağazalarda çok fazla iç çamaşırı alternatifi var ve aralarından seçim yapmak çok zaman alıyor, işte çözüm: Herkesin gardırobunda yer alması gereken olmazsa olmaz parçaları açıklıyoruz.

1 KÜLOTLAR VE KAŞKORSELER
Bunlar, seksi ama aynı zamanda derli toplu bir siluet yaratan klasik iç çamaşırlarıdır. Ekstra rahatlık için, yumuşak ipeklerden streç mikrofiber kumaşlara uzanan birçok doku alternatifiniz var.
Onları transparan elbise ve

bluzların içine giyin, ama vücudunuzu gereğinden fazla sergilememeye dikkat edin.

2 DİKİŞSİZ SUTYEN

Bu parçanın vazgeçilmez olmasının bir nedeni var: iyi bir dikişsiz sutyen, vücuda adeta kalıp gibi oturur ve daracık bir tişört ya da süper seksi bir anvelop elbise giyseniz bile asla iz yapmaz. Siyah, ten rengi ve beyaz renkle rini alın. Ve unutmayın, insanlara vücut hatlarınızı göstermelisiniz, iç çamaşırınızın girinti çıkıntılarını değil.

3 DANTEL SUTYEN

Dekoltenizi sergileyeceğiniz zaman mutlaka siyah dantel sutyen giyin. Çünkü hiçbir şey bu ikonik transparan parça kadar baştan çıkarıcı olamaz. Beyaz versiyonu size masum (ama çok da değil) komşu kızı görüntüsü verir. Eğer macera peşindeyseniz daha cesur tonlar seçin ve sutyeninizin kıyafetinizin dekoltesinden bir parça görünmesini sağlayın.

4 DİKİŞSİZ KÜLOT

İç çamaşırları vücudunuzu daha güzel göstermek içindir, tüm dünyanın  dikkatini çekmek için değil. Doğru külot vücuda adeta bir eldiven gibi oturur. Rahat, kıvrımları saran ve özgüveninizi artıracak modelleri seçin.

5 KALIN KENARLI DANTEL TANGA

Evet, biliyoruz (teşhiri seven bazı hemcinslerimiz yüzünden) pek de iyi bir şöhrete sahip değil. Unutmayın, bu parçanın tüm özelliği – yani seksapeli ve iz yapmaması – eğildiğinizde pantlonunuzun bel kısmından göründüğü anda yok olur. Ama doğru giyildiği sürece kesinlikle gerekli bir parça, öyle ki, çoğumuz ondan başka iç çamaşırıyla rahat edemiyor.

MASUM İÇ ÇAMAŞIRI

New Yorklu sosyetik Amy Larocca, koton çamaşırları tercih ediyor. ! Soğuk ve gri kış günleri için reçetem bellidir: Bol soslu spagetti, pofuduk bir yastık ve düşük belli, yüzde yüz koton bir ; Gap külot. Güzel iç çamaşırlarına bayılırım ve bunu ispatlayacak kadar geniş bir koleksiyonum var. Evimden fazla uzak olmayan, bedenimi ve zevklerimi çok iyi bilen, samimi ve cana yakın satış elemanlarına sahip olan La Petite Coquette’e bayılıyorum. Ayrıca bir sürü Hanky Panky marka düşük belli külotum var.

Ama kaç tane g-stringim, streç şortum ve dantel iç çamaşırım olursa olsun, benim için koton kûlotlann yeri başkadır. Aslında bence kesinlikle mükemmeller. Onların içindeyken kendinizi çok rahat hissediyorsunuz. Derinizi tahriş etmiyor, toplanmıyor ve kıyafetlerin altında fazlalık yapmıyorlar. Kalçanızda gayet gergin duruyorlar ve eğildiğinizde kıyafetinizden görünmeyecek kadar düşük belliler. Ayrıca bir sürü renk seçenekleri var.

Tabii ki sürekli onları giymiyorum. Genellikle spora giderken bence iyi bir spor sutyeni kadar gerekliler, bazen uyurken, bazen de hava yağmurluyken ya da erkek arkadaşım seyahatteyken giyiyorum. Rahat yazlık elbiselerle de, evi temizlerken de kullanılabilirler. Bazen çok sade olmalarının bir bakıma seksi olduğunu düşünmek istiyorum. Ama aslında böyle bir özellikleri yok. Ve bu durum onları daha az sevmeme neden olmuyor.

SEKSİ İÇ ÇAMAŞIRI
Zarif Taşlı Tülden Seksi String

Zarif Taşlı Tülden Seksi String

Yazar Carole Radzivvill, seksi dantellerden vazgeçmiyor. İpek külotlu çoraplar ve jartiyerler bence şimdilerde yine çok moda. Geçenlerde, bir arkadaşım sırf bu düşüncem yüzünden beni anti-feminist olarak niteledi. Ben! Siper gazetecisi, îki savaş görmüş, mülteci kamplarında yaşamış, askeri kreşlerde çocuklarla birlikte uyumuş ve üniforma giymiş kız. Ve bu kız aynı zamanda seksi iç çamaşırları giymeyi çok seviyor.

En üst çekmecem, yarım küplü sutyenler, dantelli ve delikli külotlar, korseler, jartiyerler ve sayamayacağım kadar çok ipek külotlu çorapla dolu. Ama tüm bunları sadece özel günlere ya da bir erkekle yapacağım hafta sonu kaçamaklarına saklamıyorum. Onları, bana kendimi daha iyi hissettirdikleri için giyiyorum. Çoğu bağımlılık gibi benimki de çok masumca başladı. Evimin yakınlarında Kiki de Montparnasse mağazası açılmıştı (seksi iç çamaşırlarıyla ünlü lüks mağazada 24 karat altın kaplama vibratör bile bulunuyor).

Merak ettim, gittim. Ve daha ilk buluşmamızda Kiki’yle birbirimize çılgınca aşık olduk. Tüm öğleden sonralarımı onun loş ışıklı soyunma odalarında, seksi tulumlarını, kaşkorse takımlarını, külotlarım, ipek sliplerini, kaşmir jartiyer çoraplarım ve en sevdiğim parçalar olan jartiyerlerini deneyerek geçiriyordum.

Siyah saten biyeli ten rengi ipek jartiyerimi asla unutamam, çünkü benim için bir ilkti. Onu satın aldığım gece, kendimi Bull Durham filmindeki Susan Sarandon gibi hissetmiştim. Jartiyer çoraplarını yavaşça giyerek jartiyere taktım, sonra rahat bir elbise seçip akşam yemeği için arkadaşlarımla buluşmaya gittim. Normalde de utangaç değilimdir, ama her nasılsa bu feminen iç çamaşırları bana kendimi çok daha güçlü hissettirdi. Ve özgüvenime tavan yaptırdı; erkeklerin jartiyeri seksi bulduklarını düşünüyorsanız, bir de kendine güvenin üzerlerindeki etkisini görün. Küçük bir miktarı bile çevrenizde pervane olmalarını sağlıyor.

Tabii Scarlett Johansson’un Lost in Translation filminin başında giydiği koton çamaşırlar da çekici olabilir ama sadece filmlerde. Gerçek hayatta fantezilere ihtiyacımız var ve bunun için bir erkeği beklememiz gerekmiyor. Seksapelinize sahip çıkmanız size güç verir ve feminizm de her şeyden önce güç demektir.

Bu yazı 669 kişi tarafından ilgi ve alaka ile takip edildi, tekrar bekleriz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>