Yeni İş Fikirleri 2015-2016

Hepsi denenmiş fikirler

Dijital tarafın ağırlık kazanması iş konseptlerinde daha fütüristik olanlarının da öne çıkmasına yol açıyor. Bu aşamada birçok iş fikri önerisi görülüyor. Fakat Turkishtime tarafından ilk defa gerçekleştirilen bu araştırmada dünyada denenmiş iş fikirleri derlendi. Bu derlemenin temel amacı denenmiş iş fikirlerini ortaya koyarak kısa ve orta vadede çıkış yapabilecek konseptler hakkında bilgi vermek. Bunun için fikri deneyen şirketin, denendiği ülkenin ve ilk denemeleri sonucunda ortaya çıkan rakamsal performansın da ortaya konması amaçlandı.

is fikirleri 2015

 

Derlenen iş fikirleri dünyanın 22 farklı ülkesinden alındı.

Bu noktada ABD’nin yeni fikirler açısından öne çıktığını söylemek mümkün. Bununla birlikte Avrupa ülkelerinin de yeni teknoloji hub’ları olarak özellikle dijital tarafta ilgi çekici konseptler ortaya koyduğu söylenebilir.

5 ana trendin belirlediği fikirler

Dünyada denenmiş iş fikirleri yeni trendlerin üzerinde yükseliyor. Bu trendler üzerinde girişimcilerin yaratıcı katkılarıyla ortaya yeni konseptler çıkıyor. Bu noktada 5 ana trende dikkat çekmek gerekiyor. Tabii bahsettiğimiz bu 5 ana trendin burada ortaya konan fikirlerin tümünü kapsadığını söylemek mümkün değil. Fakat yeni fikirlerin büyük çoğunluğu bu trendler üzerinde yükseliyor.

Sosyal medya içerik satışı

Sosyal medyada her gün onlarca içerik paylaşıyoruz ve bu içerikler bulutlarda gittikçe artan bir dijital yük haline geliyor. Peki bu dijital yükü bir iş modeli olarak işlemek mümkün olabilir mi? Gumroad kurucusu Sahil Lavingia’nın bu soruya yanıtı olumlu olmuş ve sosyal medya paylaşımlarının satılabileceği bir platform yaratmış.

Sosyal medya içerik satışı

Pinterest ekibinden ayrılan genç girişimci Twitter ve Facebook’ta yaptığınız kimi paylaşımların satılmasına olanak sağlayan bir platform geliştirmiş. Platform sizin paylaştığınız içeriklerle ilgili alıcıları bir araya getiren bir işlev görüyor. Gumroad paylaştığınız ve alıcılara sattığınız paylaşımların ücreti üzerinden yüzde 5 komisyon ve sabit 30 sent ücret alıyor. Kişisel sosyal medya içeriklerinin ticarileşmesi, geleceğin en etkili iş fikirlerinden biri olabilir.

Lokasyon bazlı sosyal medya/oyun

Lokasyon bazlı servisler hızla gelişimegösteriyor. Daha önce Turkishtime sayfalarında lokasyon bazlı ticaret deneyimlerini incelemiştik. Ticari operasyonlar lokasyon bazlı servislerin en büyük alanını oluşturuyor belki. Fakat bu alanda halen farklı iş fikirlerine yer var. Türk girişimci Veysel Berk’in ABD’de kurduğu lokasyon bazlı sosyal medya mecrası Wallit, bu alanda geliştirilecek iş fikirlerine ufak bir örnek oluşturuyor.

Lokasyon bazlı sosyal medya oyun

Wallit belli bir lokasyonda bulunan kullanıcıların yer aldığı bir sosyal medya mecrası olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte lokasyon bazlı oyunlar da bu alandaki iş fikirlerinden biri olarak değerlendirilebilir. ABD’de Michael Tseng’in kurduğu Turf, bu alandaki girişimlerden bir tanesi. Turf ile ilgili değerlendirmelerde kısaca şöyle deniyor: “Foursquare’in video oyun versiyonu.” Lokasyon bazlı oyunlar belli bir gerçekliğe de tekabül ettiği, başka deyişle hikayeleri daha somut olduğu için ilgi görüyor. Tseng, iş fikri için crowdfunding sitesi Kickstarter’da teklif verdiğinde 185 kişi belli büyüklüklerde destek oldu.

Niş sosyal medya platformu

Facebook, Twitter, Instagram gibi dünyanın en popüler sosyal medya platformları için son zamanlarda dile getirilen bir saptama var. Buna göre, bu platformlar üye girişleri konusunda özellikle ABD’de doyma noktasına geldi. Türkiye gibi bu mecraların yaygın kullanıldığı pazarlarda da benzer bir saptama yapmak mümkün. Bu durum yeni sosyal medya platformlarının ortaya çıkması için uygun bir zemin yaratıyor.

Niş sosyal medya platformu

Fakat artık Facebook ve Twitter gibi her çeşit içeriğin paylaşılabildiği değil, özelleştirilmiş içeriklerin paylaşıldığı sosyal medya platformları öne çıkıyor. Diğer bir deyişle niş sosyal medya platformları öne çıkıyor. ABD’de Path, Branch, Svbtle ve Quora gibi bu tip sosyal medya platformlarının kullanıcı sayıları katlanarak artıyor. Bu niş platformların değerleri kısa zamanda 1 milyar dolar sınırını aşıyor. Bu örneklerden biri Quora. Kullanıcıların yüklediği sorulara, kullanıcılar tarafından verilen cevapların edit edilerek içerik kazandırıldığı bir platform olan Quora yatırımcılardan önemli yatırımlar aldı. Anlaşılan o ki Facebook ve Twitter’a abone olan kullanıcılar, aynı zamanda bu tip niş sosyal medya platformlarına da abone olmaya başlıyor. Bu eğilimin artarak güçlenmesi bekleniyor. Facebook’a rakip olunur mu, demeyin. Şimdi Facebook’a rakip olmak iyi bir iş fikri…

Dijital çöpçülük

Birçok ülke çöplerin geri dönüşümü konusunda önemli adımlar attı. Artık çöplerin geri dönüşümü kendi içinde verimli bir ekonomi yaratıyor. Söz konusu dijital çöplük olunca işler daha karmaşık bir hal alıyor. Öyle ki gelişmiş ülkelerde de bu konuda bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Amerikalılar yılda 47,4 milyon bilgisayar, 27,2 milyon TV ve 141 milyon mobil cihazı çöpe atıyor.

Dijital çöpçülük

Bu çöplerin sadece dörtte biri geri dö-nüştürülebiliyor. Gelişmekte olan ülkelerde durum daha da vahim. Kimi Afrika ülkeleri, Hindistan ve Çin’de dijital çöplüklerin yaratacağı toksik atıklar aynştınlmıyor bile. Bu ortamda kamunun özel sektörden alacağı dersler bulunuyor. Örneğin IBM dijital aygıtlarını kullanan kurumsal müşterilerden bu aygıtlan çöpe atmak yerine kendi merkezlerinde topluyor. Dijital çöplük leasing’i diyebileceğimiz bu sistem ile IBM kendi tesislerinde bu dijital tesisleri yeniden dijital aygıtlar olarak ekonomiye kazandırıyor. Bunu yapmak yine de kolay değil. IBM’in i geri dönüşüm merkezlerine haftada 28 bin parça dijital çöp geliyor, bunlar 22 tesiste dönüştürülüyor. Yılda 100 bin masaüstü ofis bilgisayan  yeni dijital cihazlara dönüştürülüyor.

Hayırseverlik yönetimi

Türkiye’deki 3 bin 500 özel vakfın pek çoğu, genellikle büyük ölçekli aile holdingleri (yıllık gelirleri en az birkaç 100 milyon dolar) tarafından kurulan ve idare edilen özel sektör şirketleriyle birleşti. Türk yasal ve mali çerçevesi aile ve şirket sponsorluğundaki vakıflar arasında ayrım yapılmıyor. Bu yüzden bu ikisini birbirinden ayırmak için resmi bir tanım bulunmuyor.

Hayırseverlik yönetimi

Bu vakıflar, yapıları gereği dışarıdan kaynaklanan herhangi bir fon geliştirme uygulamıyor. Bu özellikleriyle bu vakıflar tamamen fılantropik ve gelirleri hem vakfın bağış olarak topladığı sermayesinden hem de holdingin ve ana şirkete bağlı diğer şirketlerin gelirlerinden geliyor. Bu vakıflar bu geliri tanımladıkları misyonlarına göre daha önceden belirledikleri faaliyetler için kullanırlar. Bu anlamda holding vakıfları fon sağlayan ve bağış yapan organlar değildirler. Tüm bu durum Türkiye’de fılantropizm danışmanlığı alanında gelecekte önemli fırsatlar olduğunu da ortaya koyuyor.

Offline müşteri analizi

Online alışveriş yapan tüketicilerin bıraktıkları dijital izlerden tüketim davranışları, eğilimleri ile ilgili geniş ölçekli verilere ulaşmak mümkün. Peki online ekonominin bir buçuk katı büyüklüğünde olan offline tüketicileri nasıl analiz edeceğiz? Buna ilişkin son dönemde cevap sunan ilginç girişimler gözleniyor. Bunlardan biri de Finlandiya’da Helsinki’de başlatıldı.

Offline müşteri analizi

Walkbase isimli şirket offline tüketicilerin analizi fikri üzerinde yükseliyor. Walkbase, offline alışveriş mecralarının içine çeşitli sensörler koyarak tüketicilerin satın alma anındaki davranışlarını gözlemliyor. Bununla birlikte tüketicilerin akıllı telefonlarında Wi-Fi sinyallerinden kimi ürünlerin ve vitrinlerin önünde ne kadar durduklarına ilişkin verilerin oluşturulmasını sağlıyor. Topladığı bu verileri ayrı bir kategori olarak sunduğu gibi Google Analytics ile entegre olarak değerlendirilebilecek bir analiz şansı da sağlıyor.

Sanal asistanlık hizmetleri

Artırılmış gerçekçilik trendi, iş dünyasında birçok fikrin ortaya çıkmasına yol açtı. Bu fikirlerden bir tanesi de sanal asistanlık hizmetleri. Sanal asistanlık hizmetleri, fiziki varlıklan olmadan bir işyerinde ya da kurumda sunulan asistanlık hizmetlerini anlatıyor kabaca. Dünyada 25 bin sanal asistan olduğu tahmin ediliyor. Buradaki iş modeli, sanal asistanlık hizmeti sunanlar için bir platform şirket oluşturmak. Bulut bilişimin gelişmesiyle sanal asistanlık hizmeti sunanların verilerin depolanması yönünde ciddi operasyonel rahatlıkları bulunuyor.

Sanal asistanlık hizmetleri

Bu operasyonel rahatlık da bu platformların ölçek ekonomisinin gerekleri doğrultusunda uygun maliyetli hizmetler dizisi sunmasının da önünü açıyor. Hizmeti alan şirket ve kurumlar için de sanal asistanlann yönetilmesi artık daha kolay bir hal alıyor. İyi bir internet sitesi ve dizüstü bilgisayar, bu hizmetlerin organizasyonu için yeterli. Skype, Google Voice ve diğer mesajlaşma servislerinin gelişmesi de şirketler ve kurumlarla sanal asistanlar arasındaki iletişimin kolaylaşmasına olanak sağlıyor. Dünyada kullanılan bu hizmetler, Türkiye’de henüz yaygın değil. Türkiye için bu iş fikrini makul kılan da bu durum.

Sağlık bulutu

Dünyanın en önemli girişim merkezlerinden biri MIT’dir. MIT’de en inovatif 50 şirket arasına girmiş olan athenahealth de, parlak birçok iş fikrinde olduğu gibi bulut bilişim üzerinde yükselenler arasında. Şirket, elektronik sağlık verilerini tutuyor ve bu veriler üzerinden bulut bilişim odaklı veri analizi hizmeti sunuyor. ABD’de 46 eyalette müşterileri bulunan şirket, 3 bin çalışana sahip. Son dönemin en dikkat çeken girişimlerden olan şirketin 2013 yılında 595 milyon dolarlık gelir yazdığını da eklemek gerekiyor.

Sağlık bulutu

Şirketin deneyip başardığı iş fikri, dijital mecralarda sağlık bilgilerinin saklanması ve bunların analiz edilmesi üzerine kurulu. Dijital sağlık ile ilgili altyapılar geliştikçe verilerin birçoğu bu platformlara, bu platformlar üzerinden de bulut bilişime aktarılıyor. Türkiye’de de mobil operatörler ciddi düzeyde dijital sağlık uygulamaları geliştiriyor. Bu durum Türkiye’de de dijital sağlık verilerinin artmasına ve yeni iş fikirleri için bir alan açması anlamına geliyor. İş fikrinin hem bireysel kullanıcılar hem de sağlık sektöründe faaliyet gösteren şirketler için sunduğu önemli açılımlar olabilir. Fikri parlak kılan özelliklerden biri de segmen-tinin bu anlamda geniş olması.

Çaldır – kapat pazarlaması

Gelişmekte olan ülkeler kategorisindeki Türkiye için dikkate değer bir girişim hikayesi Zipdial. Zipdial Hindistan’da uygulanan bir model ve girişimcisi Kaliforniya’dan. Girişimci Valeri Wagoner, Hindistan’da kişilerin birbirleriyle haberleşirken telefonlarıyla çağrı gönderdiklerini fark etmiş. Çaldırma sayısına göre çağrının da bir anlamı bulunuyor. Örneğin iki kere çaldırınca eve ulaştım, anlamına geliyor. Bu durum ücretsiz bir iletişim de demek. Bunu gören Wagoner bu durumdan bir pazarlama fikri çıkarmış. Bu fikir vasıtasıyla Hindistan’daki müşteriler Gilette, P&G gibi şirketlere daha kolay ulaşıyorlar.

Zipdial Hindistan

Bu şirket üzerinden bahsi geçen şirketlere tam 416 milyon çağrı yapılmış. Fikir şöyle işliyor: Zipdial müşterilerin bu yolla iletişim kurması için oluşturulmuş şirket numaralarını duyurusunu yapıyor. Bu şirketlerle iletişim kurmak isteyenler bu numaralan çaldırıyor. Böylelikle kişiler özel olarak kurgulanmış yarışmalara, oyunlara katılıyor, kuponlar alıyor ya da tasarladıkları siparişlerini yapıyorlar.

Pop-up Retail

Perakende alanında konvansiyonel yöntemler geride kalalı çok oldu. Offline perakende dijital mecraların katkısıyla güçlenirken yeni iş fikirleri ve modelleri ile de dinamizm kazanıyor. Son dönemde öne çıkan iş fikirlerinden bir tanesi de pop-up perakende. Kendi segmentinize göre müşterilere ulaşmak için seçeceğiniz uygun bir mekanda dağıtım kanalınızı oluşturabilmenizi anlatıyor. Ya da başka bir ifade ile geçici mağazalar diyebiliriz.

Pop-up Retail

Örneğin bir alışveriş merkezinde ya da kitlenize yönelik bir etkinlikteki perakende etkinliklerini ifade ediyor bu iş modeli. Bu modeli kendi şirketiniz de uygulayabilir. Fakat pop-up konseptine hakim olan ve size uygun lokasyon önerileri ile gelen, bu lokasyonlarla ilgili ihtiyaçlarınızı gideren platform şirketler de bu konseptin yeni oyuncuları olarak öne çıkıyor. Bu iş fikrini deneyen ve başarılı olan şirketlerin başında Storefront geliyor. ABD’li şirket pop-up perakende modeli açısından elinde tuttuğu portföyüyle müşterilerine hizmet sunuyor. ABD’de Storefront için “perakendenin Airbnb’si” demliyor. Şirket, son dönemdeki performansıyla yatırımcıların da dikkatini çekiyor. Geçtiğimiz dönemde sadece bir ayda yaklaşık 7,5 milyon dolarlık yatırım aldı ve büyüme yönünde önemli bir finansa kavuştu.

Büyük tabletle reklam

Tüketicilerin daha çok sokağa çıkmasıyla açıkhava reklamcılığında da yeni trendler, yeni çözümler öne çıkıyor. Enp-lug’m iş fikri böylesi bir yeni çözüm üzerinde yükseliyor. Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’nin en işlek noktalarından birinde tüketicilerle iletişime geçmenize yarayacak, interak-tif bir nevi büyük tablet olarak kullanılabilecek bir reklam mecrası düşünün. İşte Enplug bu büyük tabletlerle reklam yaparak tüketicilere şirketleri ulaştırıyor.

Büyük tabletle reklam

ABD’de bu tip billboardları yöneten Enplug, reklamveren şirketler kadar yatırım yapmak isteyen şirket ve bireylerin de ilgisini çekiyor. Çözümün en önemli avantajı interaktif olmasında. Tüketicilere yapılan tanıtım bir anda işleme dönüşme şansı da veriyor. Aynı zamanda ürünle ilgili olarak tüketicilerin özel içeriklerle bilgilendirilmesi de önemli bir iletişim imkanı. Dünyada açıkhava reklamcılığının yıllık yüzde 3 büyümesi öngörülüyor. İnternet reklamcılığında büyüme tahminleri iki haneli. Bu iş fikri, iki mecrayı da bir şekilde birleştirerek yeni bir reklam mecrası yaratıyor.

Dijital kiosklar

Ofis hayatının vazgeçilmezlerinden bir tanesi de içinde atıştırmalık ürünlerin bulunduğu istasyonlar, yani kiosklardır. Ofiste her şey dijitalleşirken bu kiosklann da dijitalleştirilmesi fikri, neden olmasın? Dijitouch, tablet ekranlı satış noktaları geliştiriyor.

Bu noktaların pazarlamada “wow” efekti yaratmasının yanında reklam içerikleri açısından da önemi bulunuyor. Yeni dijital kiosklann hastaneler, üniversiteler gibi yoğun alanlarda konumlandırılması planlanıyor.

Dijital kiosklar

Şirket ilk yılda 1.500 dijital kiosk sayısına ulaşmayı hedefliyor. Bu dijital kiosklarda Microsoft Kinect motion sensörleri kullanılıyor. Aynı zamanda tıpkı büyük tabletlerle reklam çözümlerinde olduğu gibi bu kiosklar müşteriyle interaktif iletişim şansı da sunuyor. Örneğin o satış noktasında görmek istediğiniz bir ürünü o tabletle bildirip şirkete geri bildirimde bulunmanız mümkün. Bu noktalarda hem satış hem de interaktif iletişim ve reklam şansının bulunması da iş modelinin kârlı olması anlamına geliyor.

Kişiselleştirilmiş yemek sepeti

Kişiselleştirilmiş hizmetler, geleceğin yeni iş fikirlerinin üzerinde yükseleceği bir alan. Bu alanda şimdiden farklı birçok uygulama ve servis ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de gıda konusunda. ABD’li Naturebox şirketi, tüketicilerin tercihleri ve diyetlerine göre sağlıklı yemek menüleri oluşturuyor. ABD’de 64 milyar dolarlık bir yemek pazarı olduğu düşünülürse bu büyük pazarda tüketicilere özel hizmet vermek önemli bir farklılık stratejisi olarak dikkat çekiyor.

Kişiselleştirilmiş yemek sepeti

Naturebox tam da böyle bir strateji ile tüketicilerine ulaşmaya çalışıyor. Bu fikrin büyük ilgi gördüğünü de söylemek mümkün. Şirketin müşteri tabanı her ay yüzde 50’nin üzerine varan oranlarda artış gösteriyor. Kişiselleştirilmiş menüler oluşturmak, ortaya çıkan menü sayılarının da artmasına olanak sağlıyor. Burada ortaya çıkan veriler, bu fikrin hayata geçirilmesi yönünde gerçekten de önemli motivasyonlar yaratacak seviyede. Naturebox’m tüketicilere özel menülerinde bulunan kişiselleştirilmiş yemek sayısı 50 bini aşmış durumda.

3 boyutlu simülasyon

Bir otel işletmecisisiniz ya da üst segmente hitap eden bir emlakçısmız. Müşterilerinizi satın alma yapmadan önce bilgilendirmek istiyorsunuz. Bunun için fotoğrafların ötesinde yeni bir servis konsepti gelişiyor: Üç boyutlu simülasyon. ABD’li Matterport şirketi, bu alanda geliştirdiği hizmetle bu yeni iş konseptinin geliştirilmesini sağlıyor. Matterport müşterilerine özel kameralar vererek ya da IOS tabanlı uygulamalarıyla mekanın görsellerini alıyor ve bu mekanın 3 boyutlu simülasyonlarını üretiyor.

3 boyutlu simülasyon

Bu mecraların yanında bir akıllı telefon donanımı ile de bu hizmetlerin sunulması tasarlanıyor. Üç boyutlu simülasyonun oluşturulmasının ardından oluşturulan data, farklı amaçlar için biçimlendirilebiliyor. Bu datalar üzerinden farklı simülasyonlarm biçimlendirilebilmesi de mümkün. ABD’de son dönemin en dikkat çekici konseptleri ve girişimleri arasında yer alan Matterport, melek yatırımcıların da ilgisini çekiyor. Şirket, mobildeki planlarını hızlandırmak adına geçtiğimiz aylarda 16 milyon dolarlık bir yatırım kabul etti.

Sanal para marketleri

Dünyanın büyük çoğunluğunda bitcoin geçerli. Kitap, seyahat, gıda her türlü harcamanızı yapabilirsiniz. Ayrıca altın veya gümüş alabilir, hisse senedi yatırımı yapabilirsiniz. Bitcoin satın almak veya bitcoin’lerinizi nakit paraya çevirmek için ise exchange (değişim) sitelerine ihtiyacınız var.

bitcoin-alısveris

Sitede yapılan işlemlerin yoğunluğu bitcoin’in dolara karşı olan değerini belirlemede baz alınır. Bir hesap oluşturursunuz ve sitenin para yatırma yöntemlerinden birini kullanarak bankanızdan hesabınıza para aktarırsınız. Bu para da karşılığı olan bitcoin değeri kadar sanal cüzdanınıza yatar. Kullandığınız site yüzde 1 civarı kesinti yapar. Nakde çevirdiğiniz bitcoin’inizi hesabınıza aktarır ve bankanızdan çekersiniz. Kullanıcı sayısı 200 bini aşan bitcoin için sanal alışveriş merkezleri tasarlanıyor. Sadece bitcoin geçen bu online alışveriş siteleri, sanal ekonominin yeni iş fikirleri arasında yer alıyor.

Süper debit kart

Bir önceki iş fikrinde açıkladığımız gibi Bitcoin her ne kadar tartışmalı da olsa yeni bir iş alanı açıyor. Bu alanda yeni iş konseptlerinin gelişmesine olanak sağlıyor. Bitcoin ile ilgili son zamanlarda özellikle ABD’de bu sanal para biriminin gündelik hayata uygulanması ile ilgili olarak yeni girişimler ortaya çıkıyor.

Bitcoin

Bu girişimlerden bir tanesi de Shift. Shift’in Bitcoin ile geliştirdiği iş fikri, bu sanal para birimini taşımaya yardımcı olacak bir debit kart projesi. Tabii ki sadece Bitcoin’in değil diğer sanal para birimleri ile birlikte reel para birimlerinin de taşınabileceği bir nevi “süper debit kart” projesi hayata geçiriliyor. Bitcoin ile ilgili grafikler bu para biriminin çıkış yakalayacağını gösteriyor. İyimser tahminlere göre bitcoin ile yapılacak sanal alışverişler 100 milyon dolar büyüklüğünü geride bırakacak. Fakat daha makul tahminler, 65 milyon dolarlık bir büyüklükten bahsediyor.

Kurumsal “Şeylerin İnterneti”

Dijital ekonomideki fırsatlara bakıldığında birçok kişinin aklına yaratıcı bir işletme fikri, hizmet sunumu gibi alanlar geliyor. Aslına bakılırsa içerik ve hizmet üretimi ile birlikte yukarıda değinildiği gibi donanım ve yazılım alanlarında da çok büyük bir iş evreni yaratılıyor.

Kurumsal Şeylerin İnterneti

Bu kapsamda gelecekte en dikkat çekici fırsat alanlarından biri nesnelerin birbiri ile iletişime geçmesi ya da nesnelerin doğrudan internete bağlanması olacak. Bilim-kurgu filmi gibi gelse de dünyadaki bütün objelerin birbiriyle konuşacağı bir döneme doğru hızla ilerliyoruz. 2008 yılında birbiriyle konuşabilen obje sayısı dünya nüfusunu geride bırakmıştı. Bu hızla ilerlenirse 2020 yılında 30 milyar objenin birbiriyle konuşuyor olacağı tahmin ediliyor. Gelecekte bu küçük makinelerden 30 milyar olduğu zaman ve bunların zekâ seviyesi arttığında; zekâ makineden insana, insandan makineye ve makineden makineye geçebilecek. Bu zekâ, 2025’te 6.2 trilyon dolarlık bir pazar yaratacak.

Akıllı telefon kumandası

Sessizdeyken akıllı telefonunuzun yerini bulamıyorsanız ya da farklı uygulamalardan gelen uyanlan topluca görmek istiyorsanız size de bir Qblinks akıllı telefon kumandası gerekiyor. Akıllı telefonların hayatımıza daha çok girmesiyle akıllı telefon aksesuar işinde de önemli bir gelişme yaşandı.

Qblinks’in akıllı telefon uzaktan kumandası

Kılıflardan farklı dijital aksesuarlara kadar birçok aksesuar hayatımıza girdi. Çin’de bulunan Qblinks şirketi de bu alanda farklı bir geliştirme yapıyor. Tek başına Qblinks’in akıllı telefon uzaktan kumandası olarak iş gören aksesuan bir iş fikri olarak değerlendirilmese bile akıllı telefon aksesuarları alanında iş fikirleri konseptinin son örneği olması açısından dikkat çekici. Söz konusu cihazlann 29 dolarlık bir satış fiyatıyla tüketicilere sunulması planlanıyor.

 

 

kaynak:http://www.myfikirler.org/is-fikirleri-2015.html/9

Bu yazı 817 kişi tarafından ilgi ve alaka ile takip edildi, tekrar bekleriz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>